fast-food-yemeklerin-ambalajlarina-dikkat--1061901

Kendisi de ambalajı da tehlikeli
Fast-food yiyeceklerin ambalajında bulunan tehlikeli kimyasal maddenin gıdalara bulaştığı ortaya çıkarıldı

Fast food’dan uzak durmak için bir neden daha çıktı! Kanada’da bulunan Toronto Üniversitesi uzmanları, hamburger, patates kızartması gibi yiyeceklerin yağının sızmasını önlemek için fast food ambalajlarının yapımında kullanılan “perfluoroalkil” adlı kimyasalın gıdalara da bulaştığını tespit etti.

Tiroidden tümöre, yüksek kolestrolden kansere kadar bir çok sağlık sorununa neden olduğu belirtilen bu kimyasallar insan sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor.

Araştırmayı yürüten ekibin başında bulunan Scoot Mabury, bugüne dek bu kimyasallarla ilgili hiçbir tedbirin alınmadığını söyledi. Mabury “Bu kimyasallar ambalajdan yiyeceğe geçmez, vücutta tutulmaz ve vücut bunları işlemez zannediliyordu. Ancak bu görüşün hatalı olduğu ortaya çıktı” dedi.

Araştırmada tehlikeli kimyasalların fast food tüketen kişilerin kan ve idrar örneklerinde bulunduğu kanıtlandı. Uzmanlar söz konusu kimyasalların özellikle cinsiyet hormonlarına olan negatif etkisi nedeniyle doğurganlığı olumsuz etkilediğini belirtiyor.

VN:F [1.9.16_1159]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.16_1159]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazar: admin
Tarih: 4th Ocak 2011
Kategori: Sağlık ve Diyet
Yorum Sayısı: İlk Yorumu Siz Yapın!

deniz-seki-ve-detoks-diyeti1289088006

‘Detoks ölümcül’
Bu röportajı okumadan detoks yaptırmayın; Beslenmeve Diyet Uzmanı Dr. Selahattin Dönmez uyarıyor

Pankreas kanseri yüzünden genç yaşta hayatını kaybeden Ceyla Gölcüklü’nün sık detoks yaptırması sanat ve cemiyet dünyasındaki kadınları korkuttu. Kanser ile detoks arasında ilişki var mı?

Yüzde 100 ilişki var. Çünkü ülkemizde uygulanan detoks, kanserli hücrenin klinik tablosunun ilerlemesini sağlar. Detoksta, birbirine uymayacak meyve ve sebzelerin bir arada olduğu garip şeyler veriliyor. Ayrıca lavman, damar enjeksiyonu, hap kullanımı, masajlardan bahsediliyor. Bunlar kanseri olumsuz etkiler. Bu yüzden detoks, birçok ülkede yasal değil.

Detoks, kansere davetiye çıkarıyor mu?

Bunu söylemek zor. Genetik, yaşam biçimi, ilaç kullanımı, düzensiz ve sağlıksız beslenme, içki, sigaranın yanı sıra yaş ve cinsiyet de kanser çeşitlerinde etkili. Ama kanserli birinin detoks yapması kadar sağlıksız ve uygun olmayan bir yöntem daha yok. Kanser türleri farklıdır, bazı besinlerin tedavide verilmesi olumludur. Ama karışık bir beslenme olmalı. Yani et, süt, meyve, sebze beslenmenin içinde olacak, uygun şekilde pişirilecek ve kanserli kişinin günlük gereksinimine göre verilecek. Detoks, bütün bunları kenara attığı için olumsuz.

Amerikan ve İngiliz Diyetisyenler Derneği’nin ortaya attığı ‘detoks öldürebilir’ iddiası ne derece doğru?

Çok doğru. Detoks, alternatif tıbbın bilimsel olmayan bir yöntemi. Dernekler aynı yaşta, kiloda, aynı özelliklere sahip iki kadın grubunu ele aldı. Bir grup normal beslendi, diğer gruba detoks yaptırıldı. Sonuçta, iki grubun kilosu değişmedi. Vücuttaki antioksidan parametreleri ve bağırsak salgıları da aynı çıktı. Ama detoks yaptıranların elektrolit düzeyinin bozulduğu anlaşıldı. Sodyum, potasyum, klor gibi önemli elementleridüşmüştü. Bu elementlerin düşmesi, ani kalp krizi riskine neden olur. Uzun süre detoks yapanlarda bu risk artar. Bu nedenle detoks, sağlıksız bir vücut ve ölüm demektir.

Türkiye’de yasal değil mi bu uygulama?

Değil. Bırakın Sağlık Bakanlığı’ndan onay olmasını, bakanlık milletin detoks yaptığından bile habersiz. Detoksun ne olduğunu bakanlıktaki bir yetkiliye sorun bakalım, size doğru yanıtı verecek mi?

Bu yöntem, dünyada yaygın mı?

Hayır, aksine. Uzakdoğuluların uzun yaşamasının ilk nedeni genetik. Ama onlar detoksa inanıyor, genlerine uymadığı halde bu yöntemi uygulamakta ısrar ediyor. Bu da detoksu ülkemizde bile yaygın hale getiriyor.

“Ölümler arttığında detoks demode olacak”

Detoks neden son yıllarda böyle büyük bir patlamaya neden oldu?

Bunun nedeni halkın bilimsel çalışmalarıanlama konusunda bilgi düşüklüğü, bilime karşı olmaları. Diyet yapmak zor geliyor, yılda üç kez bir merkeze gidip detoks yaptırdıklarında birkaç kilodan kurtulmayı ümit ediyorlar. Hastaneye gidip check-up yaptırıldığında çıkan maliyet yüksek olduğu için, detoks tercih ediliyor. Maddi durumu iyi olan da check-up için hastanede vakit geçirmek istemiyor. Sosyo-kültürel özellikler nedeniyle mistik olaylara ilgi duyanların sayısı da yüksek.

Uygulama ne zaman demode olur?

Detoks, kan biyokimyasını ve hücre yapısını bozuyor, yetersiz besin alımına bağlı kronik hastalıklara zemin hazırlıyor. Yakında detoks yaptıranların öldüklerini, bağırsak nakli gibi operasyonlara gereksinim duyduklarını, sağlıksız beslenmeye bağlı saç-cilt döküntüsünün, tırnak kırılmalarının arttığını duyduğumuzda, kamplarda yaşananlar şeffaflaştığında demode olacak.

Vücut detoksa ihtiyaç duyar mı?

Sağlıklı beslenene detoks gereksiz. Bunun için günde 2 porsiyon meyve, öğle ve akşam yemeğinde salata, az yağlı beslenmek gerek. Kızartmadan kaçınıp haşlamaya yönelen, tereyağı yerine zeytinyağı kullanan insanın detoksa ihtiyacı yok. Vücuttaa detoks yapan iki önemli organ var: Karaciğer ve böbrek. İki organ düzgün çalışıyorsa vücut kendi kendine detoks yapıyor demektir.

“İnsanları kandırıyorlar”

Yılda kaç kez detoks yaptırılabilir?

Detoks merkezlerinde eti, sütü, balığı, tavuğu göremezsiniz. Sadece sebze suyu içirerek insanları kandırıyorlar. Vücuttaki ödemi attırıp “Bir kilo verdin” diye evlerine gönderiyorlar. Sadece sebze suyu içen, zaten sürekli tuvalete çıkar. Bireyin günlük vitamin ihtiyacını karşılayan bir beslenme yapılmalı. Karışık beslenmeyle birlikte hangi yiyeceğin neyle daha fonksiyonel olduğu eğitimini kişiye verirseniz, evinde yılda üç-dört kez detoks yapabilir.

Detoks zihni de temizliyormuş…

Zihnimizi temizleyecek detoks yöntemi yok, olamaz da. Zihin sadece psikoterapiyle, meditasyonla rahatlayabilir. Bulundukları şehirden iki günlüğüne uzaklaşmak bile zihni temizler. Detoksla zihnini temizlediğini söyleyen, kendini kandırır.

Detoks devre dışı kaldığında toksinlerden nasıl kurtulacağız? Toksin nedir?

İlaçlar, güneş ışığı, klima gazı, egzozt dumanıyla alınan zararlı maddelerdir. Bunlara serbest radikaller diyoruz. Hücre zarı, serbest radikallere karşı hücreyi korur. Dengeli, sağlıklı beslenmezsek hücrenin çevresini koruyan zara zarar vermiş oluruz. Böylece ya hasta oluruz ya hızlı yaşlanırız. C, A, E vitaminlerini bir arada aldığımızda hücrenin yapısı korunur. Böylece toksinler atılmış olur. Atamadığımız toksinler için de bir şey yapmaya gerek yok, karaciğer daha fazla çalışıp bu sorunu çözer.
“Tedavi sürecinde detoks risktir”

Herhangi bir hastalığın tedavisi sürerken detoks yaptırmak doğru mu?

Hayır. Bunu ben değil, Amerikan Kanser Konseyi, Amerikan Diyetisyenler Derneği, Obezite Birliği, Avrupa Sağlık Komisyonu söylüyor. Yetkililer kronik hastalığı olan bireylerin tedavisinin medikal ve tıbbi beslenmeyle olması gerektiğini öneriyor. Onun dışındaki yöntemler güvenli olmaktan çıkar, potansiyel risk yaratır.

 Her şeye rağmen detoksu denemek isteyenler nelere dikkat etmeli?

Uyguladıkları sistemin içinde ekstra bir madde olmamalı. Ağızdan bir solüsyon, hap almamalı. “Karaciğerini temizleyeceğiz, toksinlerini atacağız, bağırsaklarını harekete geçireceğiz” denilebilir. Ancak bilmeliler ki ağızdan yabancı madde alanlar kanser olabilir. Tıp personeli dışında kimsenin kendilerine dokunmalarına izin vermesinler. Birkaç haftalık sertifikası olan kişilerden uzak dursunlar. “Çin’e, Japonya’ya, Malezya’ya gittiler, öğrendiler” lafına kanmasınlar. Gidip oralarda hamburger yiyip gezip döndüklerinde hekim mi oldular? Yapılan tüm işlemi sorgulasınlar. Kerevizle havucu neden bir arada kullandıklarını açıklamasını istesinler. Detoks kampından çıkıp kebap yemeye giden yüzlerce kişi var. Bunu ruh hali iyi biri yapabilir mi?

Doğal yöntemlerle metabolizmanın hızlandırılması için ne öneriyorsunuz?

Metabolizma, vücudun aktivite yapmadan harcadığı enerjidir. Belirli bir yaştan sonra metabolizma yavaşlar. Bunu artırma şansın yoktur ama stabil edilebilir. Metabolizma ancak canlı tutulabilir. 15 yıldır diyetisyenim, kimsenin metabolizmasının arttığını görmedim. Diyet yaparken bazal metabolizma artabilir mi? Metabolizmayı canlandırmak için düşük tempolu uzun ve düzenli yürüyüş yapılmalı (en az 40 dakika-haftada 2-3 kez), vücuda dengeli kalori verilmeli (en az üç ana öğün), en az 5, en fazla 8 saat uyunmalı. Az uyku yorgun hissettirir, çok uyku metabolizmayı yavaşlatır. Canlandırma için su içmek lazım. Su içmemek yorgunluk yaratır. Et, süt, sebze, meyveyi birlikte tüketmek gerekir. Bunları bir arada yaptığınızda hem toksinlerden kurtulursunuz hem yaşlanmayı yavaşlatabilirsiniz.

‘Sakın lavman yaptırmayın’

Detoksta dikkat edilmesi gereken noktalar ne?

Hazırlanan özel içecekleri kesinlikle içmesinler, ilaçları kullanmasınlar, lavman yaptırmasınlar. Gidip dinlensinler, masaj yaptırıp her yiyecekten dengeli alıp dönsünler. Aynı etkiyi yapar.

Detoksta ya lavman yapılıyor ya da ‘angel of water’ denilen yöntemle bağırsaklar temizleniyormuş. Bağırsakları bu tür yöntemlerle temizlemek sistemi nasıl etkiliyor?

Bunu yapması gereken kişi gastroenteroloji uzmanıdır. Uzman, bağırsaklardaki sorunu endoskopik tetkik yaparak değerlendirir, kabızlık varsa lif oranı yüksek yiyecekler verir. Bağırsaklarında fistül, polip olanlar lavman yapıldığında bağırsak kanseri riskini artırmış olur. Bağırsak doğal olarak çalışmalı. Lavmanla bağırsağın normal çalışması bozulur. Çok ihtiyaç duyulan bir yöntem olsaydı, her hastanede lavman ünitesi kurulurdu.

“Alternatif tıp çocuğa zararlı”

Artık ergenliğe erken giren çocuklarda birçok yöntem deneniyor. Çocuklar için detoks ne kadar zararlı?

2009 yılında bir çalışma yapıldı. Detoks, ozon terapisi, oksijen terapisi, yoga, bitkisel yöntemler, reiki ya da masajla tanışmanın, çocuklara zarar verdiği anlaşıldı. Psikolojileri üzerinde olumsuz etki yaratıyor. O yaşta bir çocuğun masaja ihtiyacı olmaz. Arkadaşlarıyla birlikte spor yapsın. Çocuğuna yoga yaptırdığını söyleyen aileler var. Yoga yerine yüzmelerini sağlasınlar. Yogaya karşı değilim, anlamsız buluyorum. Bu tür tamamlayıcı tıp uygulamaları çocukta gelişme geriliği yapıyor, karaciğeri bozuyor, gastroentestinal sistemde hastalık oluşturuyor, psikolojik sorunlar yaşatıyor. 6 çocuktan biri okulda başarısız oluyor. Bunları doğal sürecine bırakmak gerekir. Herkes bedenini iyi tanıyıp sevmeli. Ben asla Arnold Schwarzenegger ya da Vam Damme gibi olamam. Bunu istemem sadece psikolojimi bozar. Kadınlar da daha güzel olmak yerine başka konulara dikkat etmeliler.

VN:F [1.9.16_1159]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.16_1159]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazar: admin
Tarih: 4th Ocak 2011
Kategori: Sağlık ve Diyet
Yorum Sayısı: İlk Yorumu Siz Yapın!

kalp-krizi2

Kalp krizi ve nöbetler için hayat kurtaran tavsiyeler…

Ani bir kalp krizi veya bir nöbet başlangıcı, hastayı doğrudan bir ölüm kalım meselesinin içine sokar. Burada belirleyici faktör genellikle uygulanan yardımdır. Peki, geçen her saniyede ne yapmanız gerektiğini biliyor musunuz? Sakin kalmanız ve hayat kurtarabilmeniz için gerekli olan ipuçlarını sizinle paylaşmak istiyorum.
Kalp krizi veya hastalık nöbeti, çoğunlukla bir uyarı olmadan meydana gelir. İster kendiniz, ister bir yakınınız veya bir yabancı olsun, hayat kurtarmak için gereken bilgiye sahip misiniz? Hazırlanın; işte bilmeniz gereken hayat kurtarıcı ipuçları…

Kalp Krizi Yardımı

Yapmamanız Gerekenler: İlaç almak veya vermek için, özellikle de mağdur kişi sizseniz, hastaneyi ya da ambulansı aramakta gecikmeyin. Telefona ulaşana kadar yığılabilirsiniz.
Yapmanız Gerekenler: Yanınıza gelecek olan acil yardım ekibinde oksijen, ilaç ve defibrilatör olduğundan emin olun. Bugünden tezi yok, bu tür bir acil yardım ekibinin numarasını ulaşabileceğiniz bir yerde bulundurun. Acil durumla karşılaştığınızda onları aradıktan sonra 325 mg’lık aspirinlerden alın. Kalp krizi, damarlarda kanın kalbe gitmesini engelleyen pıhtı veya pıhtılar yüzünden meydana gelir. Aspirin, pıhtının büyüyüp daha çok zarar vermesini engellemeye yardımcı olur. Yardım gelene kadar sakin kalmaya çalışın.

Nöbet Sırasında Yardım

Yapmamanız Gerekenler: Hastanın ağzına hiçbir şey koymayın. Diş etlerini kesebilir, dişlerini kırabilir veya sizi ısırabilirler. Duyduklarınızın aksine, nöbet sırasında hastanın dilini yutma tehlikesi çok düşüktür. Daha doğrusu, dili yerinde tutan frenulum adındaki doku sayesinde bu neredeyse imkansızdır. Yapmanız Gerekenler: İlk olarak hastayı yavaşça yere yatırın. Yaralanmaları önlemek için başının altına yastık koyun. Tükürüğünün dışarı akması ve daha rahat nefes alıp vermesi için başını yana döndürün. Nöbetin uzunluğuna ve ayrıntılarına dikkat edin ve bu bilgileri bir doktora veya acil yardım görevlilerine iletin.

Nöbet Sırasında İlk Yardım

Nöbetler en korkutucu atakların arasında; hayatları boyunca 10 kişiden 1’i nöbet geçirir. Tanıdığınız biri nöbet geçirse ne yapacağınızı biliyor musunuz? Nöbete nelerin yol açtığını ve ne yapıp yapılmaması gerektiğini anlatacağım sizlere.

Yapılması Gerekenler:
-Sakin olun.
-Süreye bakın. 5 dakikadan daha fazla süren nöbetler hayli tehlikeli olur. Bu bilgiyi doktora aktarın.
-Etrafındaki sivri maddeleri kaldırın.
-Rahat nefes alabilmesi için kafasını yana çevirin.

Yapılmaması Gerekenler:
-Hastayı tutarak titremesini veya hareketini engellemeye çalışmayın.
- Kendine gelene kadar yiyecek veya içecek bir şey vermeyin.
- Ağızlarına hiçbir şey koymayın.
-Elinizi veya parmağınızı ağzına sokmayın.

VN:F [1.9.16_1159]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.16_1159]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazar: admin
Tarih: 4th Ocak 2011
Kategori: Sağlık ve Diyet
Yorum Sayısı: İlk Yorumu Siz Yapın!


Page 22 of 37« First...10«2021222324»30...Last »